Bir de Bana Lazım Böyle Bahçe: Secret Garden :)

Valla da lazım😀 Billa da lazım😛 Bahçe “bahçe” değil mübarek “dilek kuyusu”:mrgreen: Gerçekten beni bu durumdan ancak böyle sırlı mırlı bir bahçe kurtaracak:mrgreen: ya da istediğim şey anca böyle bir bahçeyle gerçekleşecek, yoksa sihirli değnekmiş, lambaymış yok efendim cinmiş, periymiş… Bu takalarla olmaz bu iş! Bunlar da yetmeyecek anladım:mrgreen: Cinle periyle boşa vakit geçirmemek lazım :D Kökten ve kesin çözüm: Secret Garden😉

“Ne secret’ı, ne garden’ı? dediğinizi duyuyor gibiyim🙂 “Gizli Bahçe” benim tabirimle “Sihirli Bahçe” 2010 yapımı Kore dizisini ağzım zevkten yayılmış olarak açık bir şekilde, gözlerimde baygın bakışlarla izledim. Arada bir de “Acaba böyle bir aşk gerçek hayatta var mıdır?” demeden de kendimi alamadım😆 Offf! Bakın yine gamlandım yaa😦 Neyse… Gelmez gelmez geldi mi gitmez! Yine illet mi illet romantiklik hâllerim başladı!😳 Öhü… öhü… Bu kadar gevezelik yeter, hemen diziye geçiyorum🙂

Kim Joo Woo (Hyun Bin): İlk başta saç şekliyle göz zevkimizi bozsa da sonrasında da bazı hareketlerine sinir olacağımız bir tip:mrgreen: Bu zaat var ya bu zaat, ukala mı ukala, zenginliğiyle övünen, kendini beğen.. beğen.. beğen.. beğenmiş, etrafındaki herkesi küçük gören, gıcık mı gıcık, uyuz mu uyuz bir adam gibi görünse de başlardaaaa, sonrasında hayran hayran bakacağınız bir oppanız hâline geleceğine garanti vermiyor altına doğrudan imzamı atıyorum:mrgreen:

[Resim: 55918836201011270148364.jpg]

Bu adam mağaza patronu, yürüyen karizma:mrgreen: , asansöre binmekten korkan daha doğrusu klostrofobisi olan, titiz, parasıyla övünen, kendini beğenmiş, biraz da şapşal ve bir o kadar komik, tırsak bir veled :D Ona “Bay Muhteşem Eşofman” da diyebiliriz🙂

Giydiği pullu janjanlı ya da babanne işi desenleriyle süslü eşofmanıyla hava atmaya çalışan, ikide bir de: “Bak! Bak! Bu senin bildiğin eşofmanlara benzemez! İtalyan işi! Bunu İtalyan modacısı pulları tek tek eliyle işledi…” gibi özsavunma mekanizmasıyla hareket eden bir psikopat işte:mrgreen:

Gil Ra Im (Ha Ji Won): Yaşına baktım da epey büyük olmasına rağmen hiç göstermeyen hoş bir hatun😉

İtfaiyeci olan babasını küçük yaşta kaybedince kadın dublör olarak hayata zorlukla tutunmaya çalışan saf, şirin, güzel bir kız.

[Resim: img04022010111817093861.jpg]

Vurdu mu kolu bacağı kıran, arabaları elinde döndüren, “5. kaburgan 6. olsun ister misin?” gibi söylemlerle tehdit savuran ve dövüşürken de bir o kadar seksi görünen taş gibi bir hatun😀

Osca (Yoon Sang Hyun): Halluyu yıldızı mıymış neymiş😀 Kim Joo Woo’nun kuzeni ve biraz vakti geçmiş, kart bir pop sanatçısı:mrgreen: Ama dizide Osca’yı epey hayran toplayan sempatik hareketleriyle, hafif salak tavırlarıyla ben de çok sevdim. Başlarda o peruğu andıran ve 80’lerin kabarık kadın saç modeline benzeyen saçına kafayı taksam da sonradan çok çok hoşuma gitti😳 Gerçekten çok da hayranı var bu kart çapkının😀 Her ne kadar etrafa pozitif bir enerji verip gülücük dağıtsa da eski bir aşkın küllerini yüreğinden atamayan romantik de bir adam…

Yoon Seul (Kim Sa Rang): İşte bu da Osca’nın yüreğindeki küllerin sahibi yürüyen güzellik! Bu hoş, bakımlı hatun aynı zamanda Kim Joo Woo’nun annesi tarafından oğlu için bulunan müstakbel gelin adayı… Yönetmenlik yapan bu hatun, geçmişteki aşkın öcünü almak için Osca’ya inat bizim Bay Muhteşem Eşofman’la evlenmek isteyen kinci bir kadın da… Aman bunu geçelim, pek de anlatılacak bir şeyi yok zaten:mrgreen:

Im Jong Soo (Lee Philip): Bizim dublör kızın patronu, bir diğer yönüyle de yönetmen. Koca bir dublör ekibi var. Onun da başında. Karizmatik ve ağır abi… Bizim kıza da içten içe aşık… Yani anlayacağınız aşkı boşa gidecek diğer bir kazazede…

Im Ah Young (Yoo In Na): Bu kızcağızımız da esas kızın arkadaşı. Aynı evde birlikte yaşıyorlar. Bu kızda esas oğlanın mağazasında VIP salonunda çalışan saf ve arkadaşını da çok seven birisi. Dizi boyunca kendisine güldüğüm bir kız😀

Im Ah Young’un Erkek Arkadaşı (Kim Sung Oh): Bu komik adam da esas oğlanın sağ kolu, yardımcısı. Kıvrım kıvrım hareketleri, sündüre sündüre konuşmaları ve şapşal davranışlarıyla çok ama çok güldüğüm komik bir yardımcı. Yazarken bile gülüyorum ya, yok böyle bir şey😀

Bu kadar uzuuuun laftan sonra gelelim dizimizin konusuna artık değil mi ama😉 Dublör kızımızla mağaza sahibinin yolu tesadüfen kesişir ve mağaza sahibi o muhteşem eşofmanıyla (!) kızla karşılaşır.

[Resim: secretgarden20.jpg]

İlk görüşte bizim dublör kızdan etkilenir ve her gün onu düşünmeye başlar; ama düşünürken de bunu kendisine yediremez, yani “Benim gibi zengin, benim gibi zeki bir adam nasıl olur da böylesine fakir ve böylesine basit bir kızdan hoşlanır?

Hayır hoşlanma değil sadece kısa süreliğine etkilenme, geçici bir durum yani…” diyerek kendisini de avutur… Tabii bal gibi de abayı yakmıştır ve geçici bir durum olmasını çooooooook bekler diyerek devam ediyorum:mrgreen:

Sürekli kızı düşünür ve kız aklına geldikçe de onu düşünmemek için “Alibaba’nın çiftliğinde…” diye saymaya başlar😀 Güya düşüncelerini dağıtacak, ama nafile:mrgreen:

Kız da bu bizim şapşalı o muhteşem eşofmanıyla (!) gördüğü için onun zengin olduğunu mağaza sahibi olduğunu söyleyen cümlelerini hiç duymaz bile, inanmaz…

Hatta dalga bile geçer😀 Tabii sonrasında anlar.

Secret Garden Korean Drama Episode 20: Korean Drama Secret Garden Episode 1 & 2 synopsis/summary/recap - 20 ...

Her seferinde kızdan tekme de yese bu bay janjanlı eşofman kızın peşinden bir an olsun ayrılmaz😉

Neyse bizim bu esas oğlan kızın evini, işini yol geçen hanı yapar ve kızı görmeden 1sn bile geçiremez olur.

Yolları bir adaya düşer ve adada bir bahçe içinde tuhaf ve ürkütücü olan bir restaurantta

aşçı kadının verdiği yemeği yerler ve ev yapımı ilaç olarak kullanan şarapları da gece içerler.

Malum dolunay, uçuşan kuşlar, esen sert huuuuuuuu diye ses çıkaran bir rüzgar ve kafayı çekmiş iki aşık😀 Sonunda n’olur? Ne olacak? Hiç hayırlı bir şekilde mi başladı ki bu durum hayırlı bir güne “merhaba!” diyecekler:mrgreen:

Sabah uyanırlar ve bir bakarlar ki ruhları birbirinin bedenlerine girmiş yani yer değiştirmişler😀 Kızın görüntüsünde oğlan, oğlanın görüntüsünde kız vardır. Ve böylesine bir durumu atlatmak için tabii samimi bir yaşantının da içine girmiş olurlar.

[Resim: 29zssh0.jpg]

Bu değişim süresince birbirlerine daha da alışırlar ve bizim oğlan kıza iyice alışır; ama annesine durumu kabul ettiremez.

Her güzel bir bahçede bir çalı olmasa şaşarım zaten😡 Bu dizide de kara çalı bu kaynana!😡 Dizi boyunca bir insandan bu kadar nefret edilir mi yahu👿 İtiraf ediyorum ben ettim👿 Etmekle kalmadım, çok da saydım, döktüm!😈 Ya böyle bir kadın olabilir mi!😡 “Oğlumun peşini bırak!” diye iki de bir kıza geliyor, ağzına geleni sayıyor, bir de o çığlığı yok mu!😯 Zannedersiniz ki kadını bıçaklıyorlar😀 Çirkef, cadı, çalı, pabucumun hanımı!😡

Secret Garden Korean Drama Episode 20: : Korean Drama Secret Garden Episode 16 synopsis/summary/recap - 20 ...

Kız da sürekli ağlayıp özür diliyor!😐 Ben de dizi boyunca yağdırıyorum tabii kadına!😈 Onu bana vereceklerdi bak ben nasıl hakkından geliyorum!😈 O zaman bizim bu kızı canla başla kapardı, sırf benim elimden kurtulabilmek için😈 Öhüü… Öhüüü… Neysee…😆

Mağaza patronumuz kızı bırakmıyor, kızla evlenemeyeceğini de biliyor; çünkü “Zenginliği bırakamam!” diyor😡 Bak bak sen! Bırakamazmış!😡 Gerizekalı işte! Bir de utanmadan kıza “Seninle evlenemem; ama sensiz de olamam!” diyor. Eeeeee? O zaman? “O zaman ilişkimizi yaşayalım!” demez mi!?😡 Ben de o sırada “Oldu! Gözlerim doldu! Başka emriniz paşam?!”😡 diye haykırıyorum tabii😡

Vakti zamanı gelince kızın denizkızı gibi köpük olmasını istiyor. Kız da bu durumu kabul etmez ve esas oğlanın hayatından çıkmasını ister; ama bizimki dönüp dolaşıp gelir ve onsuz yaşayamayacağını anlatır ve şu duygu dolu sözleri söyler:

Bundan sonra her şeyi ben yapacağım. Denizkizi olma hayalin yoksa o zaman Denizkızı ben olurum…

-Ne?

-Senin denizkızın olacağım diyorum. Sanki hiç yokmuşum gibi yanında durup su kabarcıkları gibi yok olurum. Bu yüzden artık bundan sonra yakana arsızca yapışacağım…


Neysee… Uzun lafın kısası kıza olan duygularının adını “aşk” olarak kabul etmeyen ve bunu durmadan inkar eden bizim bu muhteşem eşofmanlı adam (!) öyle bir an geliyor ki kız için kendi hayatından vazgeçiyor😥

[Resim: hb1q.jpg]

Yani sözün özü şu ki bu oğlan da diğer dizilerde izlediğim gibi bir değişim sürecine giriyor.

Bir nevi başkalaşım😀 Kızı öylesine seviyor ki annesine, önüne çıkan her engele karşı geliyor!

“İşte olay budur!” dedirtecek kadar da biz kızların gözünde yüceliyor, yüceliyor ve “oppaaaa!” oluveriyor:mrgreen:

Dizi boyunca ağladığım ve de sinirden kudurduğum kısımlardan birisi de kızın fakirliğinden dolayı yaşadığı mahcup anları ve oğlanın karşısındaki ezik büzük hâlleri…

Manavın önünde ağlayışı, çantasının sapının kopması, oğlanla buluşmaya gittiğinde en iyi kıyafetlerini giymesi ancak çocuğun yaşamından çooook uzak bir yaşantısının olmasından dolayı bay şımarık tarafından itilip kakılması üstüne üstlük bir de kızı suçlaması, yaşadığı ev, oğlanın sürekli kızın fakirliğini yüzüne vurması benim sinirden küpe ve ağlamaktan da suluğa döndüğüm anlardı…

Ve her dizide olduğu gibi, al bir hediye daha😐 Bu da çok şirin ve oldukça kıymetliiii bir broş😯 Veeee kıssadan hisse: Nerede bizde öyle şans!😕

Kızın sapı kopan çantası için verdiği üstteki broş işte yani bir çeşit iğne… Garibim bir de takmak için uğraşıyor yaa😦 Değişim diye buna derim ben😉

[Resim: mn3878070.jpg]

Kızın “Benimle oyalandığını söylersin!” sözüne kızıp da kıza elbiseler fırlatıp sonra da seçtiği bir elbiseyi giymesi için kabine sokması ve giydirmeye çalışması da duygusal bir sahneydi. Hatta kapalı alanda fazla kalamayıp kendini hemen dışarı atıp derin derin nefes almıştı😀

[Resim: ep06735.jpg]

Hele bizim mağaza müdürü şımarık veledin kızı kıskandığında tepki olarak attığı o tiz çığlıkları unutamıyorum😀 Çok komik bir şekilde bağırıp çok değişik bir yüz ifadesine bürünüyor ya gülmekten öldüğüm zamanlardı:mrgreen:

Değişim gerçekleştiğinde yaşanan tuhaf olaylar ve hareketler gerçekten çok eğlendiriciydi🙂

[Resim: preview07mp4snapshot001.jpg]

Veeee Osca’nın komik hareketleri!😀 Bir insan bu kadar sempatik olabilir mi yaa😀 Bu kadar içten ve bu kadar esprili!😀

Osca’nın o telaşe memuru hâlleri ve sürekli bağırışları hiç unutulur mu? Kuzeniyle sürekli didişmesi, onun eline sürekli koz vermesi, başını sürekli soktuğu belalardan temizlemeye çalışması… Dizi boyunca zevkle izlediğim kısımlardan biriydi…

Bizim muhteşem eşofmanlının yardımcısı ve sevgilisinin hâlleri😀 Allah’ım çok şirinlerdi yaa!…

[Resim: o050008251086807443211.jpg]

Mekik çekerken ki o sahne de çok hoş bir sahneydi😳

[Resim: 1011272e.jpg]

Kızın peşinden ayrılmayan ve rahat hareketleriyle sürekli kızı utandıran bu bay çılgın aşığın düştüğü durumlar beni kendisine hayran bıraktı😀

[Resim: 16339812109510129019110.jpg]

Hele hele kıza zorla sarılıp birlikte uyumak isteyişi yok muydu?😀 Çoooook hoştu yaa😀 Kıza bakınca da aklına gelen şeyi atıp kovmak için söylediği tekerlemede bir gülüyordum ki anlatamam😀

[Resim: 16534212109510795685710.jpg]

Bizim çevirmenler onu: “Alibaba’nın bir çiftliği var, çiftliğinde…” şeklinde çevirmişler ya koptum o an😀

Yönetmenle kızın arasına kıvrım kıvrım kıvrılıp girmeye çalışması yok mu? Öldüm gülmekten😀 O nasıl bir sokulma? Uyuyor rolü yaparak eli kolu durmaz mı bir adamın😀

Kızın yarasına bakmak için kolunu açıp baktığı ve kucağına alıp hastaneye götürdüğü bölüm de kızın dikkatini çekmeyi başarmıştı.😉

[Resim: img04022010112315225651.jpg]

Hastanede kızın Osca’lı çoraplarını çıkarıp çöpe atışını hâlâ unutamıyorum😀 Ne komikti yaa😀

Kıza sürekli onu özlediğini söylemesi, sarılmaya çalışması ve onu göremediği zamanlarda hayallerinde bile onun varlığını gördüğünü dile getirmesi de benim mayıştığım anlardı😆 Ağzı laf yapıyor keratanın😀

Bizim muhteşem eşofmanlının da kızın hayatını kurtarabilmek için arabaya binip son bir kez kızı öptükten sonra:

“Her zaman muhteşem olan Gil Ra Im, gelecekte de muhteşem olmalısın!.. Seni delice özleyeceğim… Seni seviyorum…” diyerek arabayı yağmura doğru sürdüğü sahne yok muydu!😥 Kolay kolay ağlamayan ben bu sahne ağlamaktan bittiğimin resmiydi😥

Eğer yeryüzünde “aşk” denen bir şey varsa işte aşk böyle bir şey olmalı sözlerini dedirten bir sahneydi bu, anlayacağınız…😦

[Resim: a13rg.jpg]

Kız yerde kıvrılıp uyurken dakikalarca onu izlemesii… Uyurken kızın kaşlarının çatıldığında Kim Joo Won’un eliyle kızın çatık kaşını düzeltmesi… Ve birbirlerine sessiz bakışmaları…

-Rüyanda seni bu kadar rahatsız eden nedir?

-Rüyamda sen varsın…

-Rüyalarında bile benimleyken mutsuz musun?

-Öyle olsa bile gel! Yarın da, öbür gün de…

Hele denizkızının hikâyesini bulup okuduğunda ve kızın denizkizi gibi baloncuk olup kaybolmayı kabul ettiğini yazdığı kağıdı gördüğünde hıçkıra hıçkıra ağladığı o sahne benim koptuğum sahnelerden biriydi…

[Resim: 201101090002190.jpg]

“Eğilmiş prensi alnından öpmüş. Önce hançere sonra prense bakmış. Birden kızın elindeki hançer titremeye başlamış. Hançeri dalgalara fırlatmış. Güneş ışıkları denizi aydınlatıyorken Denizkizi kendini sulara bırakmış. Ve Denizkizi, denizdeki su kabarcıklarından biri olmuş. Küçük Denizkizi gökyüzüne doğru çıkıp yok olmuş…”

About denizkizi

BenDeniz hakkında ne anlatayım ki şimdi :P Koyu bir Galatasaraylı, Bollywood fanatiği ve Kore sempatizanı, karikatür manyağı, inatçı, gözükara ve dikkafalının biriyim; deliyi adam edemesem de adamı deli ederim :P Burada sadece benimle aynı kafadan insanların olup olmadığını görmek istedim ;) Eğer yalnızsam durum feci zaten :D :D
Bu yazı Bir de Bana Lazım Bu "Secret Garden"... :)), Kore Tutkusu içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir de Bana Lazım Böyle Bahçe: Secret Garden :) için 8 cevap

  1. çiğdemce dedi ki:

    deniz valla kusura bakma okumuyorum….önce dızıyı izlicem sonra burdan tekrar bı kontrol edıcem … sağol bayıldım bloguna….. 1 ayda 10dan fazla dızı izledımm kore sapığı oldum çıktım gıdecemde gıdecem…. 😀

    • denizkizi dedi ki:

      Beğenmene sevindim canım😉 Merak etme bu dertten birçok kişi musdarip yalnız değiliz yahu😀 İnan ben şimdiden para biriktirmeye başladım bile🙂

  2. aslı korkmaz dedi ki:

    Bir diziye ilk defa bu kadar takılıp kaldım ve inanır mısınız defalarca izlesem bıkmadan izlerim bende bi sorun olduğunu düşünmeye başlamıştım ki bu bloğu gördüm🙂
    tek değilmişim …yorumunu çok beğendim hislerime tercüman oldun diyebilirim🙂 en kısa zamanda hyun binimiz gelsin de oyuncu görelim.süper bi oyuncu.diğer film ve dizilerii de izlemeye başladım secret garden kadar olmasa da diğer dizilerini de beğendim ama üzülerek söylücem sinema filmlerini pek beğenmedim hepsini bitirmedim gerçi.ama oyunculuğu için sonuna kadar izledim hepsini.sayfa için tşkler🙂

    • denizkizi dedi ki:

      Aslıcım,
      Valla ben bu diziyi iki kez izledim. Arada da bazı bölümlerine bakmadan edemiyorum.😀 Hyun Bin askerdeydideğil mi?😛 Ooo… Sen diğer dizileri ve sinemalarına geçmişsin bile😉 Ben sadece Snow Queen’ini izledim, yakında onun yorumlarıyla da döneceğim😀 Rica ederim sayfama her zaman beklerim😉

  3. teufel dedi ki:

    ıch will nach Korea fahren🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s