Snow Queen… Bir Masal Daha…

Masal gibi bir aşk… Masal gibi bir dizi…

” Eminim ki sonunda mutluluğu bulacaksın… ,,  Snow Queen

[Resim: snowqueenlp9.jpg]

Evet, yanlış duymadınız😉 Eğer kendinizi bir masalın içinde bulmak istiyorsanız, masal gibi bir aşka şahit olmak istiyorsanız; doğru dizinin yorumunu okumaktasınız😀 Dizinin daha ilk bölümünde “Bu, harika bir dizi…” duygusuna kapılacağınızdan hiç kuşkum yok😉 Çünkü öylesine bir başlangıcı öylesine bir repliği var ki kendinizi bir masalın içinde bulacağınıza garanti verebilirim😉 Esasında diziye Hyun Bin var diye başladığımı da itiraf etmeden geçemeyeceğim:mrgreen: Şayet “dram” olduğunu öğrenseydim kesinlikle izlemezdim; ama eğer izlemeseydim de çok şey kaçırırmışım, onu da diziyi izleyince anladım😉 Evet, izledim! İtiraf ediyorum, izledimm! Dramdı ve ben bu diziyi izledim!! Amaaa… İyi ki de izlemişimm…😉 İyi ki…

Güney Koreliler hakikaten bu masal olayını dizide çok iyi işliyorlar. Öncesinde My Girl Friend is a Gumiho’da ve Secret Garden’da şahit olduğumuz masal teması bu dizide de dikkatleri üstüne çeken bir başkasıyla karşımıza çıkıyor.

Masallara olan ilgimden dolayı beni kendisine çeken ve haftalarca da etkisinde bırakan bir dizi: Snow Queen… Karlar Kraliçesi…

Han Tae Woong / Han Deuk Gu (Hyun Bin): Benim komik, karizma, yakışıklı, rol kabiliyeti mükemmel olan oppam…😳 Bu dizide değişik bir tip, değişik bir imajla karşımıza çıkıyor: Eee… Normaldir, dizi 2006 yapımı; 2010’da her şey yerli yerine oturmuş:mrgreen: Burada matematik dehası olan bir öğrenci olarak karşımıza çıkan çok sevgili oppam, annesinin çabasıyla okumaya çalışan matematik dehası bir öğrenci. Öyle ki Geçmiş yıllarda birinciliği kimseye kaptırmayan başka bir öğrencinin elinden matematik şampiyonluğunu da alacak ve ünü tüm ülkeye yayılacaktır. O diğer matematik dehasıyla diyaloğu her ne kadar düşmanca başlasa da sonrasında çok çok iyi dost olacaklardır.

Kim Bo Ra (Sung Yu Ri): Dizi boyunca kızın güzelliğinden ve kıyafetlerinden gözlerimi alamadım:mrgreen: Bu nasıl bir güzelliktir… Ve bu nasıl bir dolaptır:mrgreen: Dizi dizi değil moda showdu sanki:mrgreen: Neyse, konumuza geri döneyim😀 Bu esas kız da Han Tae Woong’un matematikte rakibi olan arkadaşının kardeşidir. Zengin ve şımarık bir velet işte…😛

Han Tae Woon’un en yakın arkadaşı (Lee Sun Ho): İşte bu da Han Tae Woong’un matematikte rakibi olan hırslı bir mizaca sahip olan esas kızın ağabeyidir. Arkadaşlıkları kavgayla başlasa da sonrasında çok büyük dostluğa dönüşecektir.

Gel gelelim dizimizin konusuna😀 Kısa kısa yazacağımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz:mrgreen: Dizi güzelse bilirsiniz ki içimdekileri paylaşmam lazım😀 Bizim Han Tae Woong, özel bir koleje başlar ve matematik dersindeki çıkışlarıyla tüm dikkatleri üstüne çeker. Tabii o kolejin de tanınan bir matematik dehası vardır, bu çıkışlardan hiç memnun olmaz ve direkt olarak kavga-dövüşle bir dostluğa başlarlar.

Sonrasında birbirlerinden ayrılmayan çok iyi iki dost olurlar: İkisi de matematiği çok seviyor, ikisinin de kafası süper😉

Bu arada bizim Han Tae Woong; kara, kuru, bücür bir kızla karşılaşır ve bu kızla da bir arkadaşlığı başlar.

Çağrı cihazıyla başlayan bu arkadaşların yolları, yağmurlu ve yaslı bir günde ayrılacaktır… Neysee… Bizim bu 2 matematik dehası harıl harıl “Matematik Şampiyonası”na hazırlanmaktadır, bu yarışın sonunda da bizim oppa 1. olur, zengin dostu ise hayalkırıklığına uğrar. Öyle ki Han Tae Woong’un dostu olan zengin velet babasının gazına gelir ve hırsına yenik düşer, Han Tae Woong’la çok kötü kavga edip ayrılırlar. Bu stresi-şoku üstünden atamayan zengin velet kaza geçirir ve hayatını kaybeder. Bizim oppa da o gün o kara-kuru-cılız kızla buluşmaya giderken bu kötü haberle yıkılır ve buluşmaya gidemez. Bu olaydan sonra da kızı bir daha göremeyecektir; çünkü arkadaşının ölümünden kendini sorumlu tutar ve okulu da bırakarak sırra kadem basar😦

Uzuuun yıllar boyunca kendisini Han Deuk Gu adıyla bir boks kulübüne saklayan matematik dehası Han Tae Woong’un yolu yıllar önceki kara-kuru-cılız-şımarık kızla yani dostunun kız kardeşiyle kesişecektir ve yarım kalan çocukluk aşkı tam bir efsaneye dönüşecektir. Bu arada hastalığı, annesinin çocuk yaşta kendisini terk etmesi ve abisini erken kaybetmenin acısı yüzünden kız, kar gibi soğuk bir mizaca sahiptir. Aynı Karlar Kraliçesi gibi…😉

“Karlar Kraliçesinin sarayı o en derin, o en soğuk yerdedir. Duvarlar ışıldayan kardan yapılmıştır. Pencerelerin soğuk, sert rüyalardan yapıldığı sarayda Karlar Kraliçesi dünyanın tüm sıcağından soyutlanmış olarak tek başına donar. O, dünyanın en zarif insanıdır; ama aynı zamanda en yalnız kişisi… Kay’ı almaktan başka seçeneği yoktu. Bir defasında bana sordu:

-Sen de Karlar Kraliçesi tarafından alındın mı?..

Greta Kay’ı arıyordu ve Karlar Kraliçesinin Lapland’te yaşadığı yere geldi:

-Ben de… Ben de… Bu dünyadaki en yalnız ve en sevimli Kraliçem, seni burada arıyorum… ,,

Dizide anlatmak istediğim, gönlümden geçenleri paylaşmak istediğim o kadar çok bölüm var ki… ama bir şey gelip boğazımı düğümlüyor sanki😥 Yorumunu yazmak bile bu kadar etkisinde bırakıyorsa diziyi izlerken hissedeceklerinizi siz düşünün artık😉

Bo Ra, Tae Woong’a matematik çıkmazını çözerse onun bir dileğini yerine getireceğini söylemişti. Tae Woong da çözümü bulduktan sonra Bo Ra’dan bir dilek dilemişti: onunla evlenmek… Ama sonrasında Bo Ra’sız olamayacağını, onsuz bir hayata devam edemeyeceğini anlayınca:

-Bo Ra… Gerçekten dileğimi kabul etmeyecek misin?…

-Edeceğim…

-Öyleyse dileğimi değiştirebilir miyim? Dileğim… Dileğim… Beni asla bırakmaman… Beni bir daha asla bırakma…

Hele ki telefon sahnesi benim öldüğüm sahneydi😥 Unutamadığım, gözlerimden bir an olsun silinmeyen ve yaşlarımın ardı arkası kesilmeyen o duygusal sahne… Kız kötü bir rüyadan uyanır ve bu rüyanın gerçek olmasından korkar. Bu sefer çağrı cihazına mesaj bırakan kızdır… Ve bu buluşma değil bir veda mesajıdır… Hem de sonsuza kadar sürecek bir veda…

“Oppa, benim oppam… Oppa, bu mesajımı ne zaman dinleyeceksin? O zaman ben nerede olacağım? Ben… Evet, ben muhtemelen Lapland’te olacağım. Orada buluşmak için sözleşmiştik; ama ben sözümü yerine getiremeyeceğim. Üzgünüm… Ama suçluluk da hissetmeyeceğim.; çünkü bir gün yeniden karşılaşacağız. Ayrıca bana söylediğin tüm sözleri sana geri vermek istiyorum.

Sorunlarından kaçmak istesen bile asla gözlerini kapatma… Kaçma… Ve sadece yaşa… Yaşamak her zaman en güzelidir… ,,

Bu dizi aşkın, dostluğun yıllar sonrasında bile vazgeçilemeyecek kadar güçlü olan sadakatini, bağlılığını anlatır. Bu dizi dostu, dostluğu, acıyı, suçluluk duygusunu, vicdanın sesini anlatır. Dostuna karşı duyduğu suçluluk duygusuyla kendi hayatından bile vazgeçmeyi göze alacak kadar cesareti, mertliği anlatır. Bu dizi sevgilisinin mutluluğu için ondan vazgeçmeyi göze alabilecek kadar fedakar olmayı anlatır. Kendisinin bir hiç olduğunu fark ettiğinde sevdiğinin iyiliği, onun mutluluğu için başkasıyla olmasını isteyecek kadar fedakar olmayı…

“Kay’ın kalbi nasıl Gerda’nın buzlarını erittiyse Geon Woo’nun kalbi de seninkini çözecek. Çünkü senin Kay’ın Geon Woo. Han Deuk Gu sana bunu veremez… ,,

Dizide en sevdiğim özelliklerden birisi de kahramanların birbirlerinin gözlerinin içine bakması; ancak dudaklarının değil yüreklerinin konuşmasıydı… Temsiller konuşuyordu gerçekliğin üstüne. Masal gibi bir dizi, masal gibi bir aşk… Yalnızlığın paylaşıldığı artık yüreğine layık bir aşkı bulmanın iç huzuru… Artık yalnızlık iki kişilikti…

image

-Karlar Kraliçesi dünyanın en zarif insanıdır; ama aynı zamanda en yalnız kişisi…

-Neden?..

-Soğuk bir yerde yalnız başına yaşar. Tek başına kalmamak için bu nedenle Kay’ı aldı.

-Bo Ra! Sen de soğukta ve yalnız mısın?..

-Hayır, ben şimdi yalnız değilim… ,,

Yaaa… Hele kar sahnesi… Kızın silüetini gördüğü sahne ve Tae Woong’un onun yokluğuna hâlâ alışamadığı ve o varmışçasına onunla yaşadığını bize hissettirdiği sahne… Nokta vuruşu gibi içime, yüreğime oturduğu; boğazıma durduğu o duygu yüklü sahne…😥

“Seni görebilir miyim? Tekrar gözlerimi kapatırsam açtığımda orda olur musun? Bo Ra… Zaman hâlâ duruyor… ,,

Böylesine bir aşk var mı ki… Hayır, anca dizilerde… filmlerde… masallarda… Evet, masallarda… Böylesine bir aşk olmaz… Olamaz… Böylesine bir aşk… Yokluğunu kabullenememek, varlığını tüm gerçeklere inat deliler gibi özlemek… Evet, böylesine bir aşk sadece Snow Queen’de…

“Bazen birlikteyiz… Bazen de tamamıyla yalnız… Ama her zaman birlikte olamayacağımızı biliriz. Ama… Ama seni çok özledim… ,,

“Şimdi nereye doğru gidiyorsun? Sana hoşça kal bile diyemedim, üzgünüm. Eğer yeniden karşılaşırsak o zaman asla gitmene izin vermeyeceğim. Seni seviyorum… Seni seviyorum… Ben sana aşığım… ,,

Eğer masalları sevmiyorsanız izlemeyin… Masallardaki aşkı aramıyorsanız izlemeyin… Aşkın gücüne, aşkın fedakarlığına, aşkın kutsallığına, kadere ve gerçekten sevenlerin bu dünyada da var olduğuna inanmıyorsanız izlemeyin… Herkes kendi masalını yazar. Snow Queen gibi bir masala sahip olmayı ve sahip olmanızı diliyorum… Ama sonu sonsuza dek mutlu biten bir Snow Queen…

” Karlar Kraliçesi Kay’a bir keresinde şunu söyledi:

-Herkes benden nefret ediyor, hiç kimse arkadaşım olmak istemiyor. Neticede bedenim soğuktur, dondurur ve nefesim çok keskindir, acı verir. Ama neden sen arkadaşım olmak istediğini söyledin?

Kay hemen cevap vermedi. Hayır, cevaplayamadı. Karlar Kraliçesi yine sordu:

-Ama neden sen arkadaşım olmak istediğini söyledin? Kay tereddüt etti, bir süre sonra cevap verdi:

-Aşk yüzünden; çünkü seni seviyorum… ,,

About denizkizi

BenDeniz hakkında ne anlatayım ki şimdi :P Koyu bir Galatasaraylı, Bollywood fanatiği ve Kore sempatizanı, karikatür manyağı, inatçı, gözükara ve dikkafalının biriyim; deliyi adam edemesem de adamı deli ederim :P Burada sadece benimle aynı kafadan insanların olup olmadığını görmek istedim ;) Eğer yalnızsam durum feci zaten :D :D
Bu yazı Kore Tutkusu, Snow Queen... Bir Masal Daha... içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Snow Queen… Bir Masal Daha… için 10 cevap

  1. makinosev dedi ki:

    oooof harika yazmışsın, bu nasıl bir anlatmaktır… döktürmüşsün valla🙂 dziilerime bir süre ara verdim, geriye dönük izlemediğim filmlerin listesi çok uzadı bir dizi bitirene kadar bari bir kaç film izleyeyim diyorum ama sen böyle yazarsan olmaz kiii… yok yok bu diziyi bir kasım gününe bırakacağım🙂 ama harika yazmışsın😀 az kalsın planımı bozuyordum🙂

    • denizkizi dedi ki:

      Makinosev, ne güzel şeyler söylemişsin😆 beğenmene sevindim yahu😀 Hadi yaaa… Planını bozdurtacak kadar yazdıysam valla çok hoşuma gitti😛 Sen planlarını bozma; ama planlarının içine Snow Queen’i de al derim😉 Hangi filmleri listene aldın ki?? Ben de 2 tane film izledim: Biri My Sassy Girl, güzeldi, beğendim😉 Diğeri A Moment to Remember😥 Tek kelimeyle harikaydı😉

  2. mevsume.. dedi ki:

    uzun zamandır yazamadım sana. tatildeyken unutturdun kendini. gelip gittim ama anca yazılarını görebiliyorum. dolu gelmişin vesselam🙂 yazdığın dizileri merak ediyorum. bu dizi de anlattığına göre çok hoş. ama acıklı. şöyle kafam yerinde olsa acıklıymış falan demem geçer başına izlerim ama sakin, telaşsız bir günüm geçmiyor ne yazıkki😦 ama ben dururmuyorum. “the partner” a başladım yeni. daha iki bölümcük izledim. iki bölüm bile merakımı artırmak için yetti bana🙂 “my gırl” de başrolde oynayan “lee dong wook” beyimiz oynuyor. my gırl de kendisine bayılmıştım. bu dizide tam zıt bir karakteri canlandırmış .alışmam zor olacak galiba yapışkan halleri beni bitirdi bu iki bölümdede. neyse sorun değil buna da alışırız.
    şu sıralar filmlere takılıyordum ama siparişim üzerine arkadaşımdan kore dizilerini bekliyorum. sadece okumakla olmuyor yani🙂

    • denizkizi dedi ki:

      Hoş Geldin Mevsume,
      Tabii ben de bu arada hoş geldim değil mi:mrgreen: Evet yaa, inan tatildeyken gelemedim, gelemeyince de unutuldum; ama artık kesin dönüş yaptım yahu😛 Valla dolu dolu hem de:mrgreen: Tatlı telaşlarının olmasını diliyorum, umarım da öyledir😉 Eğer insanı strese sokan telaşların varsa, en kısa zamanda üstesinden geleceğine de inanıyorum… The Partner… Hımmmm… Duymamıştım, güzel diyorsun demek😉 Bak şimdi, merak ettim, dur birazdan bir araştırayım😀 Lee Dong Wook’u da severim hani:mrgreen: Yapışkan olsun Mevsume, başroldeymiş yaa sorun yok yahu😀 Vay vay vay… Siparişle haa😀 Sen yine de Snow Queen’i de teğet geçme derim😉

  3. limon dedi ki:

    güzel dizi

  4. Asya dedi ki:

    bayımıştım bu diziye🙂

  5. ya ben bu dızıyı yıllar once ızledım bu karlar kralıcesının hıkayesını okudumda orijinal hikayede karlar kralıcesını degıl gerdayı sevıyor.saraydan kaçıyor.ama dızıde kay,kralıceye aşık…benı bu konuda aydınlatırsan cok memnun olıcam.cunkku diziyi ızleyelı baya baya oldu..yıne kafam buraya takılınca nette yazını gordum😀

    • denizkizi dedi ki:

      Merhaba Otani🙂

      Benim de hatırladığım kadarıyla en başta Gerdayı seviyor evet, sonra ise Karlar Kraliçesine hayran kalıyor ve onun yanına gidiyor; fakat Gerda ne yapıp edip sevdiği çocuğu buluyor ve çocuk da Gerdayı sevdiğini anlayıp Karlar Kraliçesinden kaçıyor. Ancak bu dizide biraz masalı farklı boyuttan işlemişler bence🙂 Kore dizilerinde bunu fark ettim, eğer bir dizide bir masal ögesi işlenmişse bu masal bir şekilde değişikliğe uğruyor. Gumiho’da ve Secret gardenda denizkızı masalında olduğu gibi.😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s