The City Hall (Belediyelere bakış açım değişti bea :D )

-Neden böyle oyuncak bebek gibi sevimli olduğumu sordular hep🙂

-Bayan Shin mi Rae!!! Hangi oyuncak bebek!!!

Shrek, King Kong, yoksa Alien?!!!:mrgreen:

Bu adamı ilk gördüğümde “Amaaann çok itici yaaa ;( beğenmedim, izlemesem mi acaba…??” diye düşünürken adamın duruşu, bakışı, özellikle mikrofonik ses tonu beni adama ayyy pardon diziye:mrgreen: bağlamaya yetti hehe😀

Bu dizimiz 2009 yapımı da olsa dediğim gibi hep ileriye attığım, izlemeyi ertelediğim dizi listesinde en baştaydı; ancak izlemeye başlar başlamaz neden daha önce izlemedim dedim😉 Dizimiz politik olarak başlasa da içine orta yaşlıların da gayet romantik ve sempatik bir aşkı yaşayabileceklerini gösterir nitelikteydi. Aşk ve işi bir anda götürebilecekler mi? Ya da aşk ve kariyer, ikisi birlikte ilerler mi? Tüm bu soruların cevabı burada😉

Şimdi benim başlangıcımdan hareketle “Amaaan Deniz, bu dizi politik, siyasi, seçim meçimle olan bir diziyse bizi hhiiiiçççç bulaştırma!” dediğinizi duyuyor gibiyim; ama öyle değil işte😀

Zengin kariyerli bir adamın, elinde avucunda hiçbir şeyi olmayan statüsüz bir kadına olan aşkı o kadar çok zarif işlenmiş ki politikanın soğukluğunu adeta ısıtıvermiş😉

[Resim: 62862644.jpg]

Vee dizi boyunca size gülmenizi de garanti ediyorum hehe😀 Şimdi gelelim şöyle bir tanıtıma😉

Jo Gook (Cha Seung Won): Disiplinli, kuralcı, kendini beğenmiş, ukala, hırslı:mrgreen: bir bürokrat😀 Çok da zeki ve hırsları için yapamayacağı şey olmayan bu bay mikrofonik ses gidip beş parasız, çulsuz, sıradan, evde kalmış kız kurusu tarzında davranan bir kadını bulup aşık olmaz mı hehe:mrgreen:

İşte o anda bu adamdan romantik bir tip çıkıyor ki ben ona bayıldım bayıldım bayıldım bea😆 Öhü öhü neyse bu bay mikrofonik ses, kendi hırsının yolunda hesapladığı mevkiyi elde etmek için küçük bir kasabaya giderek belediye başkanının yardımcısı olur; ama asıl hedeflediği milletvekili olarak siyasete atılmaktır. Bunun için de yapamayacağı şey de yok gibidir😉

Shin Mi Rae ( Kim Sun Ah): Uyuz mu uyuzzzz, bakımsız mı bakımsızz, yaşı geçmişşş:mrgreen: orta yaş bir kadın olsa da bizim bay mikrofonik sesi elde etmeyi başaran azimli bir kadındır Shin Mi Rae😉 Buna karşılık yardımsever, iyi niyetli, sempatik, içten, komik, neşeli ve dürüst bir kişiliğe sahip olan esas kızımız -her ne kadar kız desem de azcık büyük bir kız hehe:mrgreen: mikrofonik sesin hesapları çerçevesinde imkansızın gerçekleştiği yerde buluverir kendisini🙂 Veeee milletin küçümsediği bu belediyedeki garip memure kasabanın belediye başkanı oluverir😉 Tabii belediye başkanı olsa sadece yine iyi:mrgreen: bay mikrofonik sesin gönül sesi de olmayı başarır😀

Min Joo Hwa ( Choo Sang Mi): bu var yaaaa buuu! Her dizide bir yılan olmazsa olmaz yaaa dizinin yılanı da bu botoks suratlı bayan hıh ;(( Bizim esas kızımızın arkadaşı gibi görünse de arkasından kuyusunu kazanan hırslı mı hırslı bir bayan ;(( Belediye belediye değil sanki bakanlar kurulu mübarek, herkes kendince hırs yapıyor işte ;))

[1city+hall.bmp]

Na Jung Do (Lee Hyung Chul): Bu da üstteki yılanın kıvırcık kocası🙂 Amaaaaaa yılana nazaran iyi kalpli, dürüst, sevecen bir adam. Tek isteği karısının hırslarından sıyrılıp eşine ve ailesine gereken önemi gösteren bir hatun olması oooo işin zor abi senin😀 Bu botoks surattan bir halt olmaz da neyseee hehe:mrgreen: Bizim esas kızımıza da gereken yardımı gösterecek kişilerden biridir kendisi😉

[Resim: 11999726.jpg]

Dizimiz seçim arifesiyle başlıyor. Bay mikrofonik sesin kasabaya gelip şöyle bir tarama yapmasının ardından belediye başkan yardımcısı konumuna yerleşmesiyle dizi başlıyor. Esas kızımız orada güya memur ama kahveci demek daha doğru olur, milletin çayını kahvesini yapmaktan başka bir işi yok.

[Resim: 90510620.jpg]

Dizi ikisinin diyalogları ve komik taraflarıyla sizi güldürecek, yaşadıkları o hoş aşk ile de kalbinizi fethedecek😉 Başta bay mikrofonik ses hırsı için kızı kullanmak istese de sonrasında kendi kalbine söz geçiremeyecek😉

Dizide belediyenin temsili “balık yüzü” seçimi için yarışma düzenlenir ve bizim esas kızımız da bu yarışmaya katılır. Yarışmada o kadar güzel ve genç kızın içinden entrikalarla 1. olmayı başarır. Bu saatten sonra da bay mikrofonik ses ile yaşadıkları seçim mücadelesi ve aşkı başlar.

Böylesine gururlu, kendini beğenmiş, hırslarının kölesi olmuş bir adamdan böylesine bir kadına duyduğu sevecen dolu aşkı…

Bu diziyi izlediğiniz zaman hayatta imkansız denen bir şeyin olmadığını fark edeceksiniz😉 ve sevmeyi sevilmeyi en çok hak eden insanların er ya da geç o sevgiye sahip olacaklarına olan inancınız daha da kuvvetlenecek😉

Böylesine dik duruşlu, her şeyiyle ben hepinizden farklıyım, diyen bir adama:

“Onu ölecek kadar çok seviyorum, onu ölecek kadar tutmak istiyorum. Ama kalırsa ölür, giderse de ben ölürüm…, 

sözünü dedirtecek kadar yürekli bir aşka şahit olacaksınız.

“Onun için ben ne bir dönemdim ne de bir virgül.

Ben parantezim. Bu adamın gizlediği anlam benim…,,

About denizkizi

BenDeniz hakkında ne anlatayım ki şimdi :P Koyu bir Galatasaraylı, Bollywood fanatiği ve Kore sempatizanı, karikatür manyağı, inatçı, gözükara ve dikkafalının biriyim; deliyi adam edemesem de adamı deli ederim :P Burada sadece benimle aynı kafadan insanların olup olmadığını görmek istedim ;) Eğer yalnızsam durum feci zaten :D :D
Bu yazı Kore Tutkusu, The City Hall (Belediyelere bakış açım değişti bea :D ) içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s